Kadından Erkeğe Geçiş Ameliyat Sürecinde Neler Yapılır? Süreç Nasıl Başlar? Nasıl Devam Eder?

Kadından erkeğe geçiş ameliyatı farklı uzmanlık alanlarının komplike bir şekilde uygulandığı ameliyatlardır.

Kadından erkeğe geçiş ameliyatı farklı uzmanlık alanlarının komplike bir şekilde uygulandığı ameliyatlardır. Omurgasını plastik cerrahinin oluşturduğu bu tür ameliyatlar, erkekten kadına ve kadından erkeğe geçiş sağlanması adına yapılmaktadır. Büyük bir sabır gerektiren ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası süreç, bireyin yeni kimliğine alışabilmesi amacıyla psikolojik telkinlerle başlamalıdır. Ameliyat öncesi ve sonrası sürecin bireyin istediği gibi yürütülmesi, büyük oranda operasyonu gerçekleştirecek olan hekimin tecrübesine bağlıdır. Bu sebeple cinsiyet değiştirme operasyonları öncesinde titiz bir araştırma yaparak hekim seçimi yapılmalıdır. Günümüzün gelişen teknolojisinin sağladığı avantajlar sayesinde mikrocerrahi yöntemleri kullanılarak yapılan ameliyatlar büyük oranda başarılı bir şekilde sonlandırılmaktadır.

Ameliyat Öncesi Süreç

Cerrahi operasyon öncesinde cinsiyet değişikliğine karar veren bireyin yeni duruma uyum göstermesi adına ruh sağlığı değerlendirmesi yapılmalı, karar verme aşaması öncesinde mutlaka psikiyatrist randevusu alınarak fiziksel ve psikolojik hazırlıkların yapılması gereklidir. Ameliyat öncesi bireyin hastalık öyküsü titizlikle analiz edilmeli ve gerekli tüm fiziksel muayeneler eksiksiz yapılmalıdır.

Erkekten Kadına Geçişte Hangi Ameliyatlar Yapılır?

Erkekleştirme cerrahisi olarak adlandırılan işlemler, daha önce kadınlara özgü fiziki görünümün değiştirilerek erkek yapısında bir görünüm elde edilmesine yönelik olarak yapılmaktadır. Dönüşümün gerçekleştirilmesi adına yapılan ameliyatlar,

  • Subkütan mastektomi
  • Histerektomi ve ooforektomi
  • Genital rekonstüksiyon
  • Plastik cerrahi uygulamaları

Subkütan mastektomi

Mastektomi uygulamasının temel amacı, kadından erkeğe geçişlerde düz bir göğüs elde etmenin yanı sıra, bireyin estetik görünüm olarak da erkeksi hatlara sahip olmasının sağlanmasıdır. Ameliyat sonrasında bireyin sağlıklı duyulara sahip olmasının yanı sıra, an az düzeyde skara sahip bir görüntüye kavuşması arzu edilir. Mastektomi uygulaması sırasında meme dokusunun büyük bir bölümü, fazlalık cilt dokusu ve inflamatuar katman çıkarılmaktadır. Ancak ameliyat öncesi yapılan muayenede bireyin meme ucunun erkeksi boyutlarda olması halinde meme ucu bırakılır. Uygun olmaması halinde ise, rekonstrüksiyon uygulamasıyla yeni bir şekil oluşturulur.

Histerektomi ve ooforektomi

Yapılan tıbbi araştırmaların sonuçlarına göre uzun süre testosteron hormonu kullanılması uterus ve over (rahim ve yumurtalık) kanseri oluşumuna sebep olduğu bilinmekle birlikte, gerek histerektomi gerekse ooforektomi uygulaması kadından erkeğe geçiş ameliyatlarında önerilmektedir. Bu yöntemin uygulanması sayesinde cinsiyet değişim ameliyatları sonrasında oluşması muhtemel menstrüasyon kanamalarının önüne geçilmektedir.

Genital rekonstrüksiyon

Rekonstrüksiyon yeniden kurma anlamını taşıyan bir terimdir. Bu tür uygulamaların temel amacı, erkek üreme organlarının oluşturulması adına vajinanın çıkarılması ve yeni cinsel kimliğe uyumlu, birleşme için yeterli boyutlara sahip bir penis oluşturulmasıdır.

Plastik cerrahi uygulamaları

Cinsiyet değiştirme ameliyatlarında kadından erkeğe dönüşlerde feminen özelliklerin maskülen özelliklere çevrilmesi adına plastik cerrahi uygulamalarına da gerek duyulmaktadır. Bu amacın gerçekleştirilmesine yönelik olarak yapılan bu tür müdahaleler sonucunda çene ve kas çıkıntılarında daha erkeksi bir görünüm elde edilmesi mümkün olmaktadır.

Kadından Erkeğe Geçişlerde Ameliyat Sonrası Süreç

Ameliyat sonrası süreçte genellikle oluşan komplikasyonların tedavileri, ameliyat sırasında oluşan kesi yaralarının tedavisi ve hormon düzenleme tedavileri yapılmaktadır. Hormon tedavilerinde genellikle haftada 200 mg testosteron veya transdermal testosteron uygulanmaktadır. Ameliyat sonrasındaki süreçte her 3 veya 6 ayda bir lipid profili, kan sayımı, testosteron seviyesi ölçümü ve karaciğer fonksiyon testlerinin yapılması önerilmektedir. Tedavi süresince hekim tarafından önerilen ilaç tedavilerinin aksatılmadan yürütülmesi, bireyin kısa sürede sağlığına kavuşarak yeni cinsel kimliğini idame ettirebilmesi açısından oldukça önemlidir. Ayrıca hormon tedavisi sürecinde oluşması muhtemel kilo kazanımlarının engellenmesi adına diyetisyen hekimlerin önerdiği beslenme programı titizlikle sürdürülmelidir.

Kaynaklar